Necip Fazıl Kısakürek Sözleri

By

Necip Fazıl Kısakürek Sözleri

Bazıları, “Ben Allah’ı severim, O’ndan korkmam!” der. Bilmez ki, korku, sevginin ta merkezine yerleştirilmiştir. Sevgi korkunçtur. Dağın tepesini seven, uçurumdan nasıl korkmaz?

Bir bekleyenin olmalı. Sen kendinden vazgeçsen de senden vazgeçmeyen…

Kadın; bir ufuk gibi kaçmayı, yaklaşıldıkça uzaklaşmayı, ama adım başında vaat etmeyi, derken vadini geri almayı, peşinden tekrar caymış görünmeyi bilen; erkek de civa damlası misali parmaklarından kaçıcı bu yaratığı bayıltıp durdurmayı ve parmağına yapıştırmayı becerebilendir.

Sen çok sev de bırakıp giden yar utansın.

Aşkın kanatlarını saymaya sayılar yetmez. O kanatlarla uçulmayacak, çıkılmayacak makam ve derece mi var?

Bir hoşça kala sığdırdı beni, yere göğe sığdıramadığım.İdrakin aczini idrakten büyük idrak yoktur.

Küçük parçalara hor bakmayın, onlar bütünden habercidir.

Basit kişiler hep ilgi görür. Kaliteli kişiler hep yalnızdır. Ucuz malın alıcısı çoktur.

İnsanları tanıdıkça, seveceksin yalnızlığı.

Aldığımız nefesi bile geri veriyorsak, hiçbir şey bizim değil.

Gökler dolusu sustum ve gök gürültüleriyle doldum.

Tereddüt edersen bacakların seni taşımaz. “Yürüyeceğim!” de. Bas ve yürü.

Siz hiçbir sarrafın bağırdığını duydunuz mu? Kıymetli malı olanlar bağırmaz.

Aydınlık yolu herkes bulur, mesele karanlık yolda ışık aramak.

Zaten bütün dünya, başı dönen milyonlarla başı dönmeyen birkaç kişiden ibaret.

Ulvî mantık, mantıksızlığa benzer.

Baktığımız her ufkun öte yanına hasret bir ömür sürüyoruz, nereye varsak hicret…

İnsanı olgunlaştıran, yaşı değil, yaşadıklarıdır.Allah’ın sevdiği cihad, zalim Emire söylenen Hakk kelimesi…

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez. Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

Büyük cihat, milyonlarca insanın bir o kadar insanla kavgası değil; tek kişinin öz nefsiyle cengidir.

O günah ki, insana küçüklük ve sığınma duygusu verir. Büyüklük ve kibir yapan ibadetten daha hayırlıdır.

Tek dava O’nu bulmakta, bulduracak olanı bulmaktaydı.

Kâfire karşı dimdik, Allah’a karşı Vav gibi eğilirim!

İnsanlar ikiye ayrılır: vaktini beşe ayıranlar, vaktini boşa ayıranlar.

Sen oku, dedi; her şeyden evvel oku! Ama okumaya başlamadan evvel bil, ne okuyacağını bil!

Mekke, Kâbe’nin etrafında bir fanus… Kâbe, Mekke’nin içinde bir nur… Mekke bir şehir, Kâbe bir sır…Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim; gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!

Bana çağdışı diyorlarmış. Ne büyük bir onur! Ben bu çağın dışında kalmayayım da, içinde mi boğulayım.

Geçti, istemem gelmeni, yokluğunda buldum seni; bırak vehmimde gölgeni, gelme, artık neye yarar?

Her ağızda, her telde fanilik diriltisi , sonunda tek bir şarkı, tabutun gıcırtısı !!

Yorum Yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacaktır.

Şunlar da hoşunuza gidebilir