Sabahattin Ali Sözleri

By

SABAHATTİN ALİ SÖZLERİ

Bir tekIif ve bir kabuI… Kısa münakaşasız ve hesapsız! Bundan daha güzeI bir ayrıIık oIamazdı.

Seni seviyorum. DeIi gibi değiI gayet akIı başında oIarak seviyorum.

Zaten küçükIüğümden beri saadeti israf etmekten korkar, bir kısmını iIerisi için sakIamak isterdim.

Kendisinden daha dün ayrıImış gibi taze bir hasret duydum.

Hapishane ancak serseriIer, köyIüIer ve aşağı tabakadan insanIar içindi; bir HiImi Bey’in oğIu, adam öIdürse biIe, onIarIa bir tutuIamazdı.

Anadolu’da işsizliğin doğurduğu yegane iş dedikodudur.

İstediğin kadar güzel resim yap… Anlayan, kıymetini bilen olmadıktan sonra…

Yerinde bir cevap, keskin bir nükte bütün hakikatlere bedeldi.

Fakat her şey geçer, her şey unutulur. Kendini bir felâketin içinde kaybetmenin mânâsı yoktur. İnsan birazcık da kalender olmalıdır!

İçimde biriken hislerin birdenbire patlayarak beni zerreler halinde dağıtacağından korkuyorum.

İnsanlara ne kadar muhtaç olursam, onlardan kaçmak ihtiyacım da o kadar artıyordu.

Ben senden vücutlarımızın değil kafalarımızın birleşmesini istiyorum.

Ve çok geçten daha kötüsü yoktur hayatta…

Halbuki en çok okuduğum bir kitabın, en çok okuduğum bir satırı bile bana bazen başka şeyler söyleyebilir…

Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz.

Bir müddet sustuk… Kafamın içinde ona söylenecek uçsuz bucaksız şeyler bulunduğunu hissediyordum, senelerce söylense bitmeyecek şeyler… Fakat hiçbiri şu anda aklıma gelmiyordu.

Kitaplar yeni tanıdıklarına karşı çok ketum olurlar. Bir kere de onlarla laubali oldunuz mu size malik oldukları her şeyi verirler ve onlar bizim isteyebileceğimiz her şeye fazlasıyla maliktirler.

Etrafımız o kadar çirkefle dolu ki, temiz kalmak için bir tek çare kendi dünyamıza çekilmek ve muhitle, hiç olmazsa manen, alakamızı kesmektir.

Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.

İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı.

Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa: ‘Dünyada neler gördünüz? ‘ dese herhalde verecek cevap bulamayız. Koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki…

Yorum Yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacaktır.

Şunlar da hoşunuza gidebilir