Yahya Kemal Beyatlı Sözleri

By

Yahya Kemal Beyatlı’nın Sözleri

Ey sevgi anladım bu uzaktan seda ile,
Ömrün yegane lezzetidir hatıran bile.

Bir yerdeyiz ki söz denilen şey palavradır.

Artık demir almak günü gelmişse zamandan!..
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Kalbimin takati yok, hem bu duyuş çok sürecek…
Macera başlamadan ben buradan ayrılayım.

Üsküdar, bir ulu rüyayı görenler şehri!
Seni gıptayla hatırlar vatanın her şehri,
Hepsi der: “Hangi şehir görmüş onun gördüğünü?
Bizim İstanbul’u fethettiğimiz mutlu günü!

Kalbi olanların dili yok, dili olanların kalbi yok.

Bu def’â farkına vardım ki ihtiyarlamışım.
Hayâtı bir camın ardında gösteren tılsım
Bozulmuş anlıyorum, çıktığım seyâhatte.
Cihan ve ben değiliz artık eski hâlette.

Bir yoldu parıldayan gümüşten,
Gittik… Bahis açmadık dönüşten.

Kıskanıp gizlemiş kaza ve kader
Belki binden ziyade bestesini.

Ey tâlih! Ölümden de beterdir bu karanlık;
Ey aşk! O gönüller sana mâl oldular artık;
Ey vuslat! O âşıkları efsûnuna râm et!
Ey tatlı ve ulvî gece! Yıllarca devâm et!

Gürlemiş Topkapı’dan bir yeni şiddetle daha
Şanlı namıyle “Büyük Top” denilen ejderha.

Bu devletin iki manevi temeli vardır: Fatih’in Ayasofya minaresinden okuttuğu ezan ki hala okunuyor! Selim’in Hırka-i Saadet önünde okuttuğu Kur’an ki hala okunuyor!

Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir.

Onlardan ayrılış bana her an üzüntüdür;
Madem ki böyle duygularım kaldı, çok şükür.

Kuru ekmekle, bayat peyniri lezzetle yiyen,
Çeşmeden her su içerken: “Şükür Allah’a” diyen
Yaşıyor sade maişetlerin en safında;
Ruh esen kuytu mezarlıkların etrafında.

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilinmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.

Her suçlunun başında hayâlî cezasıyız,
Her âşık aldatan kadının kalb ezâsıyız.

Silkin ve sakin ol! dedim, avare gönlüme,
Artık kederli hisleri bir bir içinden at!

Türkiye Türkleri, İstanbul’un fethini birçok milletlerden sonra emel edinmiş bir milletti; 1071’den 1453’e kadar uzanan bir zaman ve mekan mesafesinde Bizans İmparatorluğu’na Türklerin vâris olacağı, kaderin bir işareti gibi, sezilir.

Gece, her yerdeki efsunlu sükûnundan iyi,
Avutur gamlıyı, teskin eder endişeliyi;
Ne ledünnî gecedir! Tâ ağaran vakte kadar,
Bir mücevher gibi Sümbül Sinan’ın rûhu yanar.

Denilebilir ki İstanbul’u, Üsküdar’ı ve Boğaziçi’ni, her tepeden, her kıyıdan, her köşeden, her mevsimde, sabah, öğle, akşam ve gece saatlerinde, derinden derine seyredecek bir sanatkar kaç türlü yeni güzellik bulur; bunların koleksiyonunu tamamlamaya bir insan ömrünün yetmeyeceğine karar verir.

2 yorumlar
  1. Samet 4 ay ago
    Reply

    Büyük ustanin güzel sözleri teşekkürler.

    • admin 4 ay ago
      Reply

      Güzel yorumunuz için biz teşekkür ederiz 🙂

Yorum Yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacaktır.

Şunlar da hoşunuza gidebilir